Elit Olmanın Birinci Adımı: Yabancı/İnternet Dizisi İzle
Herhangi bir üniversite kampüsünde veya lüks bir mekanda bir araya gelmiş arkadaş ortamını hayal edelim. Bin bir çeşit dillerin edebiyat bölümlerini okuyan kızlar, felsefeye merak salan, daha doğrusu merak salma zorunluluğu duyan erkekler. Ortam gözünüzde canlandıysa burada neler konuşulduğuna bir bakalım. Bu dost meclislerinin en uzun soluklu ve kimilerine göre en etkileyici konusu: İnternet üzerinden izlenen diziler. Şunu baştan belirtelim: Burada ki sorun insanların yerli veya yabancı dizileri televizyon yerine bilgisayardan izlemesi değil. Yabancı dizi izlemesi de değil. Ana problem; Türkiye'de çekilen yerli dizilerin ve izleyici kitlesinin yerilmesi, yabancı dizilerin ansiklopedi okumayla eş tutulması.
Şimdi Türk dizilerini acımasızca eleştiren Lennon gözlüklü üniversitelilerin gerekçelerini inceleyelim. Türk dizi sektörünün farklı içerik üretememesi, zengin kız fakir oğlan klişesi, genç iş adamlarının kendi kendini idare eden holdingleri, vs. İşin bu kısmı doğru. Ama bir başka doğru da bütün Türk dizilerinin böyle olmaması. Hatta son bir kaç senedir Türkiye'de ki medya sektörlerinin bu durumu fark edip, hayatın gerçeklerine benzer senaryolar yazmaya çalıştıklarına şahit oluyoruz. Gelelim yabancı dizilerin putlaştırılmasına. Yerli dizilerimizde eleştirdikleri her nokta maalesef yabancı dizilerde de var. Yani şöyle bir örnek vermek gerekirse; Yerli dizilerimizde klasikleşen ''genç, kaslı, ve yakışıklı patron'' tiplemesi ile ejderhaları, doğa üstü güçleri, bilinmeyen dünyalarda ki farklı yaratıkları karşılaştırırsak, hangisi yaşantımıza daha fazla uyar, varın siz düşünün.
Tabi bunların popüler olmasının iki sebebi var. İlki, bu tarz diziler yapan şirketlerin dünya üzerinde çok iyi bir reklam yapması ve internet sayesinde koskoca dünyanın küçük bir kente dönmesi.
Bir diğeri ve ülkemizde ki izleyen kitlesi için en önemlisi de 'özentilik'. Eğitim hayatınızın, sosyal çevrenizin her alanında görebileceğiniz bu insanlar en yakın arkadaşınızda olabilir. Ama yabancı bir kültürün dizisini en iyi bir çeviri ile izleseniz dahi, orada yapılan bir espiriyi anlamanız için, o kültürü çok iyi bilmeniz hatta o ülkede uzunca bir zaman kalmanız gerekir. Bu saydıklarıma uyan izleyenler varsa onlara sözüm yok. Ülkemizde de bu insanlar azınlıkta olduğuna göre, yabancı dizi hayranlarının çok büyük kısmı; arkadaş sohbetine katılabilme, karşısındakini etkileyebilme, elit ve marjinal olabilme adına buna özenip izlemeye başlamıştır. Bu özenme işlemi farklı mecralarda da süregelmiştir. Toplumun çoğunun yaptığı şeye özenilmez. Çünkü o alışılmıştır. Farklılaşmak gerekir. Yerli bir diziye özenip başlayan bu tip bir genç yoktur. Ama saçını alışılmadık renklere boyatmak farklılık yaratacağı için özenilir. İşte yabancı dizilerde böyle maalesef.
Yerli bir diziyi hiç izlemeden eleştirip, popüler olan tüm yabancı dizileri göklere çıkartırsanız elit olursunuz. Daha doğrusu olduğunuzu sanırsınız. Bunun sonucu karşı cinsinizi de etkileyebilirsiniz. Sonrada ''gençlik nereye gidiyor'' serzenişini haklı çıkartmış olursunuz.
İşin bir tuhaf yanı da, artık ülkemizde de yerli internet dizilerinin piyasaya çıkması. Herhalde, aileniz ile televizyonda izlemek yerine, laptop dan izlemek daha bir entelektüel hava katıyor insana.
Son dönemlerde gündeme konu olan, yabancı bir dizinin Türkiye'de uyarlanma çabası. Hatta uyarlanması. Tabi çok bilmiş elitistler: ''Abi bizimkiler beceremez yaa..'' deseler de, bir de şöyle düşünmek lazım. Yapıp yapamamayı bir kenara koyalım ve adı gibi kendisi de sıkıntılı olan bir diziyi neden izleyelim? O dizinin bize katkısı ne? Eleştirdiğiniz yerli yaz dizilerinden ne farkı var? Kültürümüze ne kadar yatkın? Bu soruları marjinal havalar ile değil de düşünerek cevaplamakta fayda var.

27.07.2017
Onur Sevim
Şimdi Türk dizilerini acımasızca eleştiren Lennon gözlüklü üniversitelilerin gerekçelerini inceleyelim. Türk dizi sektörünün farklı içerik üretememesi, zengin kız fakir oğlan klişesi, genç iş adamlarının kendi kendini idare eden holdingleri, vs. İşin bu kısmı doğru. Ama bir başka doğru da bütün Türk dizilerinin böyle olmaması. Hatta son bir kaç senedir Türkiye'de ki medya sektörlerinin bu durumu fark edip, hayatın gerçeklerine benzer senaryolar yazmaya çalıştıklarına şahit oluyoruz. Gelelim yabancı dizilerin putlaştırılmasına. Yerli dizilerimizde eleştirdikleri her nokta maalesef yabancı dizilerde de var. Yani şöyle bir örnek vermek gerekirse; Yerli dizilerimizde klasikleşen ''genç, kaslı, ve yakışıklı patron'' tiplemesi ile ejderhaları, doğa üstü güçleri, bilinmeyen dünyalarda ki farklı yaratıkları karşılaştırırsak, hangisi yaşantımıza daha fazla uyar, varın siz düşünün.
Tabi bunların popüler olmasının iki sebebi var. İlki, bu tarz diziler yapan şirketlerin dünya üzerinde çok iyi bir reklam yapması ve internet sayesinde koskoca dünyanın küçük bir kente dönmesi.
Bir diğeri ve ülkemizde ki izleyen kitlesi için en önemlisi de 'özentilik'. Eğitim hayatınızın, sosyal çevrenizin her alanında görebileceğiniz bu insanlar en yakın arkadaşınızda olabilir. Ama yabancı bir kültürün dizisini en iyi bir çeviri ile izleseniz dahi, orada yapılan bir espiriyi anlamanız için, o kültürü çok iyi bilmeniz hatta o ülkede uzunca bir zaman kalmanız gerekir. Bu saydıklarıma uyan izleyenler varsa onlara sözüm yok. Ülkemizde de bu insanlar azınlıkta olduğuna göre, yabancı dizi hayranlarının çok büyük kısmı; arkadaş sohbetine katılabilme, karşısındakini etkileyebilme, elit ve marjinal olabilme adına buna özenip izlemeye başlamıştır. Bu özenme işlemi farklı mecralarda da süregelmiştir. Toplumun çoğunun yaptığı şeye özenilmez. Çünkü o alışılmıştır. Farklılaşmak gerekir. Yerli bir diziye özenip başlayan bu tip bir genç yoktur. Ama saçını alışılmadık renklere boyatmak farklılık yaratacağı için özenilir. İşte yabancı dizilerde böyle maalesef.
Yerli bir diziyi hiç izlemeden eleştirip, popüler olan tüm yabancı dizileri göklere çıkartırsanız elit olursunuz. Daha doğrusu olduğunuzu sanırsınız. Bunun sonucu karşı cinsinizi de etkileyebilirsiniz. Sonrada ''gençlik nereye gidiyor'' serzenişini haklı çıkartmış olursunuz.
İşin bir tuhaf yanı da, artık ülkemizde de yerli internet dizilerinin piyasaya çıkması. Herhalde, aileniz ile televizyonda izlemek yerine, laptop dan izlemek daha bir entelektüel hava katıyor insana.
Son dönemlerde gündeme konu olan, yabancı bir dizinin Türkiye'de uyarlanma çabası. Hatta uyarlanması. Tabi çok bilmiş elitistler: ''Abi bizimkiler beceremez yaa..'' deseler de, bir de şöyle düşünmek lazım. Yapıp yapamamayı bir kenara koyalım ve adı gibi kendisi de sıkıntılı olan bir diziyi neden izleyelim? O dizinin bize katkısı ne? Eleştirdiğiniz yerli yaz dizilerinden ne farkı var? Kültürümüze ne kadar yatkın? Bu soruları marjinal havalar ile değil de düşünerek cevaplamakta fayda var.

27.07.2017
Onur Sevim
Yorumlar
Yorum Gönder