Herkesin Solcu Olduğu Gün: 1 Mayıs

Günler, anmalar, bir şeyi bir gün boyunca hatırlayıp ertesi gün unutmalar.. Anneler günü, sevgililer günü vs. Tabi İşçi ve Emekçi Bayramını bu saçma günlerle eş tutmuyoruz ama dünyada ve özellikle ülkemizde 1 Mayıs nasıl geçiyor bir bakmak lazım. Gerçekten işçilerden oluşan ve işçilerin haklarını savunan sendikaları saymazsak, meydanları dolduracak olan bir baltaya sap olamamış komprador takımlar olacak. 'Bir baltaya sap olamamış' derken kastettiğim işsiz yurttaşlarımız değil, tek sarf ettiği emek fakültesinin duvarlarına afiş yapıştırmak olan arkadaşlardır. Tek sosyal aktivitelerinin belki de 1 Mayıs da hır gür çıkartmak olan bu gruplar aynı zamanda emekçilerimizin de bayramını zehir etmekteler. Ülkemizin romantik devrimcilerini ve kanatları altında yaşadıkları feministler ile Kürtçüleri geçelim. 1 Mayıs da  yaptıkları hareketler yıllardır alışılagelmiştir. Ama şöyle de bir kafa karıştırıcı durum var. Şayet ülkemizde yıllardır süren bir bölücü terör belası olmasaydı, acaba 1960'larda ki milli devrimci Kemalist gençliğe dönerler miydi yoksa emperyalizm farklı bir yolla yine bunları zehirler miydi bilinmez. Günümüz gençliğinden bahsediyorsak, maalesef şimdi olduğu gibi emperyalistlerin kucağına düşerlerdi. Konumuza hep yazdığımız gibi üniversitelerden değil de, sosyal medyadan devam edelim. Malum sosyal medya mecralarında bir dolu işçi paylaşımı yapan, ama gerçek hayatta işçinin sadece sözlük anlamını bilen insanlarımız da var. Bir işçi ailesinin yaşam tarzını hakir gören, metropollerin ihtişamlı sitelerinde oturan bu gençler bir asgari ücretin üç katı fiyatında olan cep telefonları ile kızıl bayrak tutan işçi resmini sosyal medyada paylaşıyor. Sonra da yeşil gömleğini giyip meydanlara gidiyor. Peki ya ertesi gün? Hayat kaldığı yerden devam ediyor. 1 Mayıs günü en hakiki solcu, eski tüfek Marksist kesilenler kimlere 'işçi' denildiğini unutabiliyor. İşte bunun en güzel örneklerini sosyal medyada ve üniversitelerde görürsünüz. Kısaca üniversitelere ve meydanlara değinecek olursak. Doğu Anadolu'da baraj şantiyelerini basıp işçileri katleden PKK, TİKKO  gibi terör örgütlerinin mensupları da İşçi Bayramını kutlayıp halay çekecek. Ağızlarından 'proletarya' lafını düşürmeyen ama kıraathaneleri ilkel, lüks kafeteryaları modern gören hippi kılıklı gençler de slogan atacak. Ama inşaatta çimento karan bir işçinin, yerin yüzlerce metre altında kazma sallayan madencinin geçim sıkıntısı maalesef devam edecek. Sebzesi para etmeyen çiftçinin, evine sebze alamayan işçinin feryadını, solcu ve halkçı olduğunu iddia eden üniversitelilerimiz duymayacak, duymazlıktan gelecekler. Çünkü 1 Mayıs eylemi sonrası lüks bir mekanda bir şeyler içerken, bugün yaptığı kahramanlıklarla  (slogan atışı, pankart tutuşu) kız arkadaşlarını etkilemeye çalışacaklar.
01.05.2017
Onur Sevim


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sabahattin Ali - Bahtiyar Köpek

Unutmak

İntihar